Bu konuyu özellikle bir çok kez yazmak isteyip, yazacak konu bulamayan, yazamayan blog yazarları için yazma gereği duydum. Hepimiz hayatımızın bir döneminde “Yetersizlik” kelimesini duyduk veya kendimize “Acaba yetersiz miyiz?” diye sorduk. Bunu hayatımızın bir dönemin de mutlaka yaptık. Peki ya sen? Yeter misin? Neden yazamıyorsun? Sadece blog yazarlığını da bir köşeye bırakalım, sosyal medya da neden yazamıyorsun? Arkadaşım sen niye yazmıyorsun içinden geçenleri? Çok mu üstüne geldim?
İşin teknik ve beyin algısı kısmına biraz da göz atalım isterseniz;
Bir tek yaşamın bile sırf siz yazdınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte

Girdiğin blog’lar da veya hayranı olduğun bir sosyal medya hesabında bazı paylaşımlar gerçekten ilgini çekiyor ve yapmak istiyorsun. Fevkalâde bir tasarım ile o kişi olmak istiyorsun değil mi? Bu işin teori kısmı, yani beynin başarıya dayalı ego kısmı. Bu kötü bir şey değil, başarmak istiyorsun! Uygulamaya başlayalım mı? Hosting aldın, alan adı aldın, arzuladığın tasarıma sahip oldun diyelim. Sana başında zor gelen şeyler bunlar olarak görünüyorken, eksikliğini hissettiğin şeyleri tamamladığında neden başlayamadığını veya neden devamını getiremediğini düşünmeye başladın değil mi? Neyin eksik olduğunu çözmeye çalışıyorsun, ilham gelsin istiyorsun. Bunlar senin sorunun cevabı olmayacak arkadaşım. Yine yapamayacaksın, veya yazdığın bir şeyi süreklilik haline getiremeyeceksin. Çünkü eksiksin! Çünkü deneyimsiz ve tecrübesizsin. Yetersizsin! Eğer bunlar varken olmuyorsa, yani yeterliyken olmuyorsa; senin eserin olduğunu insanlara göstermekten korkuyorsun demektir, ki bu durum çok daha kötü be arkadaşım!Hayaller ,Özgüven ve Tecrübe
Sen insanlardan kendini gizliyorsan, eserlerini gizliyorsan ciddi bir öz güven eksikliğin var demektir. Buna biraz da simetri hastalığın eklenirse eğer yazdığın şeyler seni tatmin etse dahi insanları tatmin edemeyeceğini düşünürsün. Kalk ve etrafına bir bakın! Kim mükemmel? Bu yazı mükemmel mi? Hayır değil. Bir çok imlâ hatası var. İşte bak senin gördüğün detaylar insanların da göreceği kusur anlamına gelmez, sen bütüne odaklan. Seni sen yapan sadece gözlerin değildir, bütün vücudundur. İşte seni sen yapan vücudunun tamamı iken sen detaylara takılma, bütünü gör ve o bütünle beraber yaşa.Kendini Saklama ,Gizleme
Tecrübe sahibi olmadığın, o işin uzmanı olmadığın, deneyim sahibi olmadığın ve tecrübe kazanmadığın hiçbir şeyi sürekli olarak yapamazsın. İşte blog yazarlığı da böyle bir şeydir. Bu yolda emeklemediysen, yürümeyi öğrenmek adına bir çok kez düşmediysen sen bu işi yapamazsın arkadaşım. Bu işte tecrübe edin. Önce bir yazmak istediğin şeylerin plan ve projesini başlat, daha sonra kitap oku, tiyatroya git ve elinden o amk’un telefonunu bir köşeye bırakıp insanlarla muhabbet et. İşte tecrübe böyle kazanılır. Git gez, git oku, git izle ama o sosyal medyanın seni mutsuzluğa sevk eden tarafından kurtul. Şehir şehir gezecek kadar zengin değilsen, mahalle mahalle gezeceksin arkadaşım, göreceksin! Tanıyacaksın, tanışacaksın. Tecrübe bu arkadaşım, merak etme öyle bir gün gelecek ki hata yapmayı da özleyeceksin..Asla Vazgeçme ve Zaman ver
Bir tek yaşamın bile sırf siz yazdınız diye daha rahat soluk almış olduğunu bilmek. İşte